Mahkeme tarafından CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı perşembe gününden beri yapılan bütün eleştirileri, bütün söylenenleri tek bir kategoriye indirgemek, tek bir cümle olarak ifade etmek mümkün: Senin utanman yok mu?
Evet, hemen hemen herkes Kemal Kılıçdaroğlu’na çeşitli değişik cümlelerle bunu söylüyor: Senin utanma duygun yok mu?
Peki yoksa ne olacak? Kılıçdaroğlu’nun aklına, vicdanına ve onun tarihe bırakacağı mirasa odaklanan bu eleştiriler ya Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir kulağından girip diğerinden çıkıyorsa, o kendini sahiden ahlaken güçlü ve yüksek konumda hissediyorsa ne olacak?
Yani ya Kemal Kılıçdaroğlu tam da Devlet Bahçeli’nin kendisine verdiği akıldaki gibi hareket eder, önce “Partiden ahlaksızları temizleyip arınıyoruz” deyip ünlüsü ünsüzü binlerce CHP’liyi atarsa, CHP üyelerini silbaştan yeniden yazıp sonra da bu “seçilmiş” üyelerle kurultaya gider ve kendini genel başkan seçtirmeyi başarırsa ne olacak?
Bakın bugün CHP’ye bu aklı veren Devlet Bahçeli bunun tam da aynısını kendi partisinde yaptı 2015’te.
Delege çoğunluğu kendisini devirmek, yerine Meral Akşener’i getirmek istiyordu. O delegenin imzasıyla toplanması gereken kongreyi Ak Parti’nin yargı kollarının yardımıyla yapmadı, sonra da onların hepsini partiden attı. İyi Parti böyle kuruldu.
Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu da çaresi yok aynı yola girmek isteyecek.
Dolayısıyla nasıl MHP içinden bir İyi Parti çıktıysa CHP içinden de bir yeni parti çıkacak, bir Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu partisi yani.
Korkarım bu kaçınılmaz bir gidiş.


Yorumlar
Habere ilişkin görüşlerinizi yazabilirsiniz. Yorumlar site ayarlarına göre denetlenerek yayımlanabilir.